Jun 1, 2010

TURK-ISRAIL SAVASI BASLADI MI?

Turk-Israil iliskileri Mavi Marmara’ya yapilan hain saldiridan sonra tamamen cokmustur. Israil tarihinde ilk kez Turkiye ve Turk vatandaslarini dogrudan hedef almis, hasmane bir tutum sergilemistir. Israil Silahli Kuvvetleri uluslararasi sularda insani yardim tasiyan bir Turk gemisine saldirip 10 Turk vatandasini oldurmustur. Iki ulke artik adi konulmamis bir savasin icindedir. Israil uluslararasi orgutler nezdinde en sert sekilde protesto edilmeli, Tel Aviv’deki Judeo-fasist rejimle tum diplomatik, askeri ve ticari iliskiler kesilmelidir. Tel Aviv’deki Turk Buyukelciligi kapatilmali, iliskiler maslahatguzarlik seviyesine indirilmeli ve asiri sagci fasist Israil hukumeti gorevde kaldigi surece iliskiler bu seviyede kalmalidir. Ankara’daki Israil buyukelcisi persona non grata (istenmeyen adam) ilan edilip ulkesine geri gonderilmelidir. Tum bunlar yapilirken Turk Musevi cemiyeti liderlerine, ibadethanelerine yonelik teror saldirisi ihtimaline karsi tedbirler alinmalidir. Mumkunse basbakan Turk hahambasiligini ziyaret edip karsilikli destek ve guven mesajlari vermelidir. Ayrica ulkemizde misafirimiz olan Israil vatandaslarinin can ve mal guvenligi temin edilip ulkemizden diledikleri zaman guvenle ayrilmalari saglanmalidir.

Turkiye’de sokaklarda numayis vardir. Onbinler intikam sloganlari atip orduyu goreve cagirmaktadir. Bu noktada tum yetkililerin, fikir adamlarinin ve gazetecilerin sorumluluk ile hareket etmesi halki akli selime davet etmesi gerekmektedir.

Tel Aviv’deki Judeo-fasist rejiminin hukuk ve insanlik disi saldirisi ve ulkemize yonelik hasmane tutumu herkesin malumudur. Fakat burada daha detayli bir analiz yapmak gerekmektedir:

1) Israil bu saldiri ile dogrudan Erdogan ve onun “ilimli Islamci” hukumetini hedef almistir. Erdogan son donemlerde Iran ve Suriye ile yakinlasmis, kendisini Ortadogu’da Israil karsiti eksenin lideri olarak lanse etmistir. Israil de bilincli olarak Turk gemi ve vatandaslarini hedef alarak Erdogan’a Arap ve Islam dunyasinin gozu onunde meydan okumustur. Israil kisaca “1967’de Nasir’in havasini aldik, 2010’da da Erdogan’in” demistir. Erdogan’in askeri bir tepki veremeyecegini bilen Israilliler Arap ve Muslumanlara “alin iste cok guvendiginiz Erdogan da acimasiz askeri gucumuz karsisinda eli kolu bagli caresiz kaliyor” mesaji vermistir.

2) Mevcut krizden en fazla nema yapacak olan yine Erdogan ve Islamci hukumetidir. Turk hukumetinin veya istihbarat ajanslarinin Israil’in boyle bir tepki verebileceginden haberdar olmamasi imkansizdir. Saldiridan bir gece once tum Turk haber siteleri Akdenizde’ki tehlikeli durumdan ve Israil’in olasi mudahalesinden bahsediyordu. Turk yetkililer Mavi Marmara’yi boyle bir tehlikeye karsi uyarmis midir? Yoksa boyle olacagini bile bile Mavi Marmara’nin yoluna devam etmesine izin mi verilmistir?

Filistin meselesi siyasal Islam’in ekmek ve suyudur. Dunyanin her yerinde siyasal Islamcilar Yahudi dusmanligini ve Filistin meselesini kullanarak siyasal rant elde etmekte, kitleleri mobilize edip, toplumsal Islamizasyon ve militarizasyon emellerine ulasmaktadirlar. Bu Turk Islami hareketi icin de gecerlidir. Erdogan sozde “insanlik” adina surekli Gazze’deki drami dile getirip Israil’i soykirimla suclarken Darfur’da isledigi insanliga karsi suclardan dolayi Uluslararasi Ceza Mahkemesi tarafindan aranan Sudan Cumhurbaskani ile neredeyse “kanka” olmustur. Dolayisiyla Turk hukumeti ve Islamcilari tutarli ve samimi degildirler. Gercek amaclari “insaniyet” kisveti altinda Gazze meselesini somurmek ve toplumsal diskuru Islamilestirmektir. Keza 31 Mayis 2010 gunu Taksim’e toplanan kitlelere, tasidiklari pankartlara, atilan sloganlara bakarsaniz siyasal Islam faktoru cok acik bir sekilde gorulmektedir. Bu tehlikeli oyunu zamaninda Nasir, Sedat, Esat, Ziya Ulhak,Erbakan, Saddam ve niceleri oynadilar. Simdi de Erdogan liderliginde Turk Islamcilari oynamaktadirlar.

3) Bu tehlikeli oyunun sonucu olarak Turkiye kendi iradesi disinda istemedigi bir savasin icine cekilmektedir. Dunku olaylarda basrolu oynayan Insani Yardim Vakfi isimli bir sivil toplum kurulusu. IYV’nin iktidardaki AKP ve diger Islami orgutler ile yakin iliskiler icinde oldugu biliniyor. IYV kimilerince radikal Islamci bir orgut olarak da tanimlaniyor. Bu orgut kendi insiyatifi ile koskoca Turkiye Cumhuriyeti’ni savasin esigine getirmistir. Bu orgut nedir, kimin nesidir, destekcileri kimlerdir? Kimlerden para almakta, kimlere yardim etmektedir? Mavi Marmara’ya orgut uyeleri insani yardim malzemeleri disinda silah ve muhimat yuklemis midir? Bu hususlarin derhal Turk yetkililerce arastirilip kamuoyuyla paylasilmasi gerekmektedir. Kim olursa olsun kimsenin Turkiye’yi kendi kisisel eylemleriyle bir oldu bittiye (fait accompli) getirip savasin icine itmeye hakki yoktur. Unutmayiniz ki 1996’da Kardak’ta bizi Yunanistan’la savasin esigine getirenler papazlar, keciler ve sorumsuz gazetecilerdi. Devlet disi aktorlerin devletleri angaje edici hareketlerden kacinmalari gerekmektedir.

4) Son olarak, Turkiye gereginden fazla olarak Arap-Israil catismasina mudahil olmaktadir. Bu savas bizim savasimiz degildir. Bizim gorevimiz taraflari baris gorusmelerine baslamak konusunda tesvik etmek ve siddetten uzak durmalarini tavsiye etmekten baska bir gorev degildir. Yuz yillik catismanin tarihini, detaylarini bilmeyen, Islamci propogandanin etkisi ile olaya salt dini duygular ve yahudi dusmanligi perspektifinden bakan kamuoyu olaya yanlis yaklasmaktadir. Islam ve Arap dunyasi oyle sanildigi gibi Hamas’in arkasinda tek vucut olmus degildir. Turkiye bu siyaset ve eylemleri ile sadece Hamas, Iran ve Arap sokaginin destegini kazanmaktadir. Misir, Suudi Arabistan, El-Fetih merkezli Filistin Yonetimi Turkiye’nin Filistin meselesine bu kadar mudahil olmasindan hosnut degildirler. Unutulmamalidir ki Gazze’de delinmeye calisilan abluka tek tarafli bir abluka degildir. Misir da Gazze’ye abluka uygulamaktadir. Yani ortada islenen bir insanlik sucu varsa Misir da buna ortaktir. Ozetle Arap Arab’a zulm ederken bizim kraldan daha kralci olmamiz dogru degildir. Ha bunu salt insanlik namina yapiyoruz diyorsaniz, o zaman Darfur’u unutmayin, yok kardeslerimize yardim icin yapiyoruz diyorsaniz o zaman Cin zulmu altinda ezilen Sincan’i unutmayin, yok adalet ve esitlik icin yapiyoruz diyorsaniz o zaman kendi vataninizda mezhebi ve dili farkli oldugu icin ezilen milyonlari unutmayiniz.

No comments: